Kurumsal Hayatta Stil Sahibi Olun

   Kurumsal kimlik; pazarlamada (marketing), bir kurumun hedef kitlesine ulaşabilmesi için, yaptığı iş grubuna göre, kendi tarzını, duruşunu, davranışlarını oluşturarak markalaşmasıdır. Birçok kurumsal firma kurumsal imaj için profesyonellerden destek alarak markalaşır. Bunun amacı profesyonel renk analizi ve algı yönetimi ile birlikte müşterilere daha etkili bir şekilde ulaşmayı sağlamaktır.  Her bireyin ayrı bir tarzı vardır. Bireyler kendilerine ait tarzı ne kadar uygun ve dikkat çekici olarak kullanırlarsa o oranda hedef kitlelerinin dikkatini çekmeyi başarırlar.Bu durum kurumsal hayatta da böyledir.  #KurumsalStil #StilSahibi #İşStili #KurumsalModa #ProfesyonelGörünüm #OfisModası #Şıklık #İşKıyafetleri #KurumsalTarz #OfisStili #KariyerModası #Stilİpuçları #TarzınıYarat #ProfesyonelStil #İşHayatı #KurumsalGiyim #StilÖnerileri #KurumsalŞıklık #İşKadınıStili #İşAdamıStili

Kurumsal Giyim Tarzları

Giyim açısından bir değerlendirme yapacak olursak,iş hayatında uygulanması gereken 3 çeşit kurumsal giyim sitili vardır.Modern kurumsal, resmi kurumsal ve serbest cuma dediğimiz kişiyi hafta sonuna hazırlayan ve sadece cuma günü kullanılan kıyafet tarzıdır.

Modern Kurumsal Stil

 Modern kurumsal stil en çok mimarlık, emlak, sigorta gibi ofis, büro sektörlerine uygundur. Bu stil, resmi kurumsal stile göre daha kendine hastır. Çok keskin ve katı kuralları yoktur. Kişi kendi tarzını yansıtabilir. Kadınlar için pantolon, etek-ceket, gömlek, daha tarz ayakkabılar, takım elbiseler kullanılabilir. Erkekler ise daha spor takım elbiseler, blazer ceket kanvas pantolon kombinleri tercih etmelidirler. Renk seçimi kişinin karakterine ve giyim stiline göre kendi seçimine bırakılır. Ancak her ne kadar özgün olsada, personelin tamamında tarz açısından bir bütünlük olmalıdır. Medya ve mimarlik gibi kurumlar da farklılıklar ve daha yaratıcı tarzlar kullanılabilir.

Resmi Kurumsal Stil

Hukuk,bankacılık ve diğer tüm resmi dairelerde çalışanların resmi kurumsal stil kuralına uygun giyinmeleri çok daha uygun görülür.Kıyafet tercihlerini yaparken vücut yapılarını ve renk gruplarını bilmeleri çok önemlidir.Genellikle kadınlar, pastel ve koyu renkte tek parça elbiseler,ceketler,dikkat çekmeyen topuklu ayakkabılar,düzgün ve aksesuarsız saç modelleri tercih etmeleri gerekir.Aşırı kısa-uzun,dekolte,askılı,fosforlu renkte kıyafetler ve başkalarını rahatsız edici parfüm kokularından uzak durmaları gerekir.Erkekler ise koyu renkli takim elbise ve iskarpin diye tanımlanan ayakkabı modelleri seçmelidir.Çoraplar her zaman koyu renk olmalıdır.Gömlek ve kravat renkleri fosforlu ve dikkat çekici olmamalıdır.Daima saç-sakal bakımlı olmalı ve hafif kokular kullanmalıdırlar.Takım elbiseler kendi formatlarını aşıp tayyör ve smokine dönüşmemelidir.

Serbest Cuma Stili

 Bu tarzın ismi bir çok kişi tarafından bilinmemektedir. Çalışanlar cuma günleri evlerine hiç uğramadan direk yazlık evlerine gidebilsinler diye daha rahat parçalar tercih edilmesiyle başlayan bir akımdır. Serbest cuma stili, modern kurumsal stili benimseyen firmalar için değil resmi kurumsal şirketlerde çalışanlar için geçerli bir sistemdir. Her kurumun normalde belirlemiş olduğu stilinin biraz hafifletilmiş ve spor kıyafetlerle kombine edilmiş halidir.

Kurumsal Açıdan Dolabınızda Olması Gereken Kıyafetler

 -Bayanlar için; -Etek-ceket, pantolon-ceket takımlar -Siyah topuklu ayakkabı ve uyumlu çanta  -Beyaz gömlek  -Siyah elbise  -Kalem etek -Siyah kumaş pantolon -Trençkot -Zarif, abartısız kolye ve saat

Kıyafetiniz Sizi Ele Verir....

Erkekler için;  -Siyah, lacivert gibi klasik koyu renklerde takım elbise -Beyaz, mavi tonlarında gömlek -Blazer ceket ve kanvas pantolon kombinleri  -Koyu renk kaliteli iskarpin ayakkabı -Trençkot -Saat

KURUMSAL DAVRANIŞ KURALLARI

Uzun zaman kamusal alanla birlikte kişisel ve kurumsal imaj alanlarında çalıştım ve eğitimlerini aldım. Resmi, yarı resmi veya sivil toplum kuruluşlarında yazılı yada görsel olarak uyulması gereken bir çok kural vardır. Ülkeler arasında bazı değişiklikler olsada mantalite olarak aynıdır. Bu tarz kurumlarda çalışan kişiler kendi kurumlarına ait kıyafet yönetmenliği, konuşma protokolü, davranış protokolü gibi konulara vakıf olmalı ve kişisel davranışlardan kaçınmalıdır. Bu tarz kurum temsilcilerinin yaptığı her hata kişiden çok temsil edilen kurumun imajını olumsuz yönde etkiler. Bu nedenle özellikle temsil görevinde bulunan kişilerin kendi eğitimlerinin dışında ayrıca bu alanlarda eğitilmeleri gerekir. Bu alanda bilinmesi gereken çok konu var bu kısımda bir kaç başlığa yer vermek istiyorum.                                                                                                                                                                                                                                                                                             Toplu Ortamlarda Konuşma Kuralları  İlk olarak iyi bir konuşma planı hazırlanmalıdır. Konuşmanın ana hatları, kurum patentli kartlara yazılmalıdır. Konuşmacı mutlaka prova yapmalı, hitap edeceği kitleyi etkilemek için ayna karşısında ses ve mimik çalışması yapmalıdır. (Bu çalışmanın özel teknikleri mevcuttur). Konuşma yapılmadan hemen önce yemek yenmemeli ya da çok aç olunmamalıdır. İçecek olarak sadece su içilmelidir. Ses düzeni tam oluştuktan sonra etkileyici bir grişle konuşmaya başlanmalıdır. Güne ve kuruma uygun kıyafet giyilmeli, kürsüde dik durulmalı, dinleyicilerin tamamıyla göz teması kurulmalıdır. İsmi anons edilmeyen konuşmacı kendiliğinden kursüye çıkmamalı, kürsüyü sadece kendi alanıymış gibi kullanmamalıdır. Konuşmanın tamamı yazılı metinden yapılmamalı, ne çok uzun nede çok kısa olmalıdır. Konuşmacı hitap ettiği toplumun dilinde konuşmalı, zaman zaman sayın meslektaşlarım, değerli konuklar gibi saygılı ifadeler kullanmalıdır. Kişi kendi adına değil temsil ettiği kurum adına konuşmalıdır. Süreyi tam kullanarak, etkili bir iyi dilek cümlesiyle tamamlamalıdır. Hitap kamusal alanda devlet ve hükümet adamlarına, üst ve eş düzey yöneticilerine daima ünvanlarıyla hitap edilir. Yarı resmi ortamlarda, eş düzey yöneticilere hitapta ünvanlarının başına sayın sözcüğü eklenmelidir. Astlara, resmi ve yarı resmi ortamlarda soyadlarının önüne sayın kelimesi, sosyal ortamlarda adlarına hanım/bey eklenir. Her ortamda ve her düzeyde resmi kişilere, tanımadığınız veya yeni tanıştığınız kişilere daima “hanımefendi/beyefendi” diye hitap edilir. “Vekil” veya “Yardımcılara”, üst ünvanla hitap etmek o kişiyi onore eder. Kadın müdüre, resmi ortamda daima kadro unvanıyla hitap edilir. Eski ve emekli yöneticilere, özel ve sosyal ilişkilerde, son resmi görev ünvanıyla hitap etmek saygı ve nezaket gereğidir. Yaşça ve mevkice büyüklere özel ve sosyal ortamlarda “muhterem hanımefendi/beyefendi”, devlet adamları veya üst düzey bir yönetici ve eşinden söz ederken “Sayın Bakan ve Muhterem Eşi” gibi hitap edilmesi gerekir, aynı kurumda yönetici olan eşler de birbirlerine kurallar gereğince hitap etmelidir.    

Konuşma Protokolü

 Takdim Kuralları Törenlerde konuşmacılar en kıdemsizden başlamak üzere takdim edilir. Takdim edilen kişi ayağa kalkar gibi hafifçe kafasını öne eyerek diyer konukları selamlar. En üst konumda olan onur konuğu en son konuşma yapar. Takdim sırasında, kurumu, ünvanı varsa akademik titri veya rütbesi söylenerek kürsüye davet edilir. (Örneğin; İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Sayın Mehmet Arslan). Ast konuşmacıları kürsüye davet ederken, “.......davet ediyorum”, üst konuşmacıları veya onur konuğunu davet ederken “...teşriflerini arz ederim” şeklinde hitap edilir. .

Selamlama

Selamlama ast üste, kıdemsiz kıdemliye selam verir. Üst bakmadan ast, kadın bakmadan erkek selam vermez. Devlet adamları, üst düzey yöneticiler “saygılar” sözcüğü ile selamlanır. Verilen selam daima veriliş biçimiyle alınır. Üst kademedeki birine merhaba demek görgüsüzlüktür. Resmi ortamda makam sahibi bir üst odaya girince, astlar ayağa kalkarak kendisine baş eğerek selam verirler ve “hoş geldiniz” derler.

Tanıştırma 

Tanıştırılan üst, “memnun oldum”; ast ise “müşerref oldum” ya da “onur duydum” demelidir. Tanıştırılan kişi, üst’ün el uzatmasını beklemeli, üst el uzatmadan, kadın da olsa el uzatmamalıdır. Tokalaşma kamusal yaşamda, önce el uzatma hakkı üstün, makam sahibinindir. Eli havada bırakmak, kişinin kendisine veya karşısındakine saygısı ve güveni olmadığını gösterir. El sıkma, canlı ve içten olmalı, göz teması kurulmalı, el ne fazla nede çok yumuşak sıkılmalıdır.

Giyimde Genel Kurallar

 Tören, davet ve ziyafetlerde kıyafet belirtilmemişse, koyu renk takım elbise giyilmelidir. Evli olan hanım ve erkek birbiriyle uyumlu olmalı. Seçilen kıyafet, meslek, mevki, yaş, gece-gündüz ve ortamına göre seçilmelidir. Sürekli aynı kıyafetlerle bu tarz ortamlarda bulunulmamalıdır. Kıyafette cafcaflı renk ve desenler tercih edilmemeli, siyah beyaz lacivert gibi renkler kullanılarak ufak renkli detaylarla canlandırılmalıdır..

          Kadınlarda Kılık-Kıyafet Kuralları                                                                                                                                                                                   Elbiseler temiz, düzgün ve ütülü, ayakkabılar sade ve normal topluklu ve boyalı olmalıdır. Saçlar düzgün taralı veya toplu, kolsuz açık yakalı gömlek, bluz, elbise giyilmemelidir. Etek boyu dizden yukarı, derin yırtmaçlı veya yerlere değecek kadar uzun olmamalıdır.

 Kurumsal Hayatta Kadınlar İçin İmaj Kırıcılar                                                                                                                                                          Kirli, bakımsız, dağınık saçlar. Abartılı saç modelleri ve saç aksesuarları. Abartılı makyaj ya da tamamen makyajsız olmak. Uzun ve çok canlı renklerde boyanmış tırnaklar, ojesi dökülmüş tırnaklar. Bakımsız dişler ve ağız kokusu. Ter kokusu. Ağır parfüm ve deodorant. Kaçık çorap. Yırtık, sökük, rengi atmış ve kirli giysiler. Görünen yerde dövme. Hızma, halhal gibi aksesuarlar. Mini etekler, dekolte elbise ve bluzlar, şeffaf giysiler, derin yırtmaçlar. İş giysileriyle birlikte kullanılan tokyo, sandalet, burunları açık bilekten bağlı ayakkabılar, postallar, aşırı yüksek topuklu kumaştan yapılmış sivri burunlu çizmeler. Boyasız ve bakımsız ayakkabılar. Açık renkli giysiler içine koyu renk iç çamaşırı giymek. İç çamaşırlarının giysilerden görünmesi gibi konular kişisel ve kurumsal imajı zedeliyerek temsil edilen kuruma karşı saygınlığı azaltır. Unutulmaması gereken hangi görevde olunursa olunsun temsil eden kişiler geçici Kurumlar ise kalıcıdır.

Erkeklerde Kılık-Kıyafet Kuralları

 Kurumsal kıyafet yönetmenliğine uygun, elbiseler temiz, düzgün ve ütülü, ayakkabılar kapalı, boyalı olmalıdır. Saç ve sakal bakımlı, derli toplu ve aykırı modeller kullanılmamalıdır. Kurumsal renk ve model kuralına uyulmalıdır.

Kurumsal Hayatta Erkekler İçin İmaj Kırıcılar

 Bakımsız kirli sakal, bakımsız dişler, bakımsız tırnaklar, kirli ve dağınık saclar, yırtık, sökük, rengi atmış ve kirli giysiler, ter kokusu, ağır parfüm ve deodorant, kısa çoraplar, iş ayakkabıları ile giyilen beyaz çoraplar, takım elbiselerle evlilik yüzüğü ve okul yüzüğü dışında takılan yüzükler. Kravat kullanılmadığı zamanlarda gömlek yakasının açık kullanılması ve göğüs kıllarının gözükmesi. İş giysileri ile kullanılan postal, sandalet, mes, boyasız ve bakımsız ayakkabılar. Temalı kravatlar. Ceket omuzlarına dökülmüş kepek. Kemere takılı anahtarlık gibi değişik aparatlar. Ve görünen dövmeler.

‘NEZAKET VE GÖRGÜ’ İMAJIN BIR PARÇASIDIR!

İmaj kavramı bir çok kişinin düşündüğü gibi sadece saç-kıyafet bütünlüğünden oluşmaz. Evet dış görünüm 4-5 saniyelik bir algıyla karşı tarafa kim olduğunuz hakkında etki yansıtır ve sizi görünmezlikten kurtararak farkedilir bir kişi yapar. Bu da hedeflediğiniz yolda başarı basamaklarını daha kolay tırmanmanız için gerekli özgüveni size verir. Ancak bu yoldaki devamlılığı sürdürebilmeniz için başka becerilerede sahip olmanız gerekir.

Misafirlik ve Ziyaretlerde Uyulması Gereken Görgü Kuralları

-Ziyaret edilecek kişilere önceden haber vermeden asla gitmeyin. Akrabanız bile olsa habersiz ziyaretler karşı tarafı zor duruma düşürür, sizide görgüsüz yapar. -Randevü verdiğiniz kişilere saatinde gidin, insanları bekletmeyin ve gereksiz zamanlarını almayın. -Ziyaretleri ev sahibini zor durumunda bırakacak derecede uzun tutmayın, zamanında ayrılın.

Toplumda insanların değer ve nitelikli olması ‘Görgü ve Nezaket’ kuralları ile alakalıdır. Unutmayın!! Voltaire ‘in söylediği gibi ‘Nezaket, fikir ve ahlak kültürünün bir simgesidir’

Görgü kurallarına uymak toplumsal karmaşayı önleyerek insanların daha kaliteli yaşamasını sağlar

İŞ GÖRÜŞMESİNDE’ BAŞARI FAKTÖRLERİ

 Günümüzde bir çok insan üniversite mezunu olmasına rağmen iş bulamama sorunu yaşıyor. Bu konuyu ülkelerin ekonomik durumu, eğitim sistemindeki yetersizlikler etkilediği gibi, kendini yeterince ifade edememe ve kişisel yetersizlikler de etkiliyor. Örneğin, bir okulu aynı şartlarda bitirip aynı işyerine eş zamanda başvuru yapan iki kişi arasından sadece hitap, davranış, giyim, konuşma tarzı gibi konularda kendini daha iyi ifade eden kişi işveren tarafından tercih ediliyor. Bir iş görüşmesindeki başarı faktörleri... .

BEDEN DİLİNİZ NE SÖYLÜYOR

Bütün eğitimler gibi kişisel gelişim eğitimlerinin de insan hayatında etkili bir yeri var. Yıllar önce almış olduğum ‘Beden Dili İle Etkili İletişim Becerileri’ benim hayatımda oldukça önemli bir yer aldı.

Beden Dili Nedir

Sözsüz iletişim olarak da tanımlanan beden dili, sözlü iletişimi daha etkin hale getirmek için iletişime bedenimizi de kattığımız sözsüz iletişim şeklidir. Konuşulan dilin dışında, jestler, mimikler ya da diğer dilsel olmayan işaretler aracılığıyla ifade edilen iletim biçimlerini kapsar.

LİDER İLE YÖNETİCİ ARASINDAKİ FARK

Bu bölümde çoğu insan tarafından karıştırılan ‘Lider ve Yönetici’ arasındaki farkları anlatmaya çalışacağım. Kelime anlamı olarak lider; Bir kuruluşun ya da bir partinin en üst düzeyde yönetimde olan kişi. Yönetici ise; Yönetme gücünü elinde bulunduran, yöneten kişi, idareci, menajer diye tanılanmıştır. Bu tanımdan da anlaşılacağı gibi lider temsil ettiği topluluğu kararlarıyla, davranış ve duruşuyla arkasına alan kişidir. Yönetici ise liderden aldığı talimatlar doğrultusunda temsil ettiği iş alanındaki akışı sağlayan, kontrol eden kişidir. Bu iki kavram birbirine çok yakın kavramlardır. Ancak iyi bir liderin, yönetici yönleriyle, birlikte çok daha fazla özelliklere sahip olması gerekir. .

Saygı duyulan, sevilen, unutlumayan ve gelecek nesillere anlatılmak istenilen bir lider yada yönetici olmak istiyorsanız, bunun için ne sadece iyi okullarda okumak yeter nede yanlızca tarz sahibi olmak. Bunlar bir bütündür ve bunlardan birine sahip değilseniz, sizin hikayeniz ‘un ve tuz’ hikayesine dönüşür. Masallarda ki gibi ’bir varmış, bir yokmuş’ olursunuz!!!

KİMLER YÖNETİCİ OLABİLİR

Sadece, çok iyi okullarda okumak ve zengin olmak gibi değerler bir kişiyi iyi bir lider, işini iyi yapan ve saygı duyulan bir yönetici yapmaz. Bunun için kişinin bir takım kişisel ve iletişimsel özelliklere sahip olması gerekir. İşini İyi yapan, saygı duyulan ve sevilen bir yönetici olmak istiyorsanız aşağıdaki gibi vasıflara sahip olmanız gerekir. Bunun için gerekli özellikler;

İş Özellikleri

İyi bir yönetici olmak isteyen kişi, ayrıntılı olmasada yöneteceği iş grubunun genel iş özelliklerini bilmesi gerekir. Bilinmesi gerekli iş özellikleri; Sektörel Bilgi; Çalışanların işyerini zarara sokacak yanlış kararlara imza atmamaları için, son oto kontrol yöneticiye ait olmalıdır....

ETKİLİ KONUŞMA’ NIN STİLİNİZE ETKİSİ

Stil denince birçoğumuzun aklına sadece kılık kıyafet ve dış görünüş gelir. Oysa stil sahibi yada tarz sahibi olmak sadece iyi giyinmek değildir. Kendinize olan güvenden, ortam ve toplumsal görgü kurallarına uygun davranmaya, yediğimiz yemekten gittiğimiz kafeye, dinlediğimiz müzikten okuduğumuz kitaba kadar günlük hayatımızın içerisinde olan bütün davranışlarımızın bir uyumudur. Tarz sahibi olmanın en etkili unsurlarından bir taneside yerinde, zamanında, etkili bir dil kullanarak ‘konuşma’ biçimidir. ....

 Etkili konuşma becerisine sahip olmak sizi sadece stil sahibi yapmaz, aynı zamanda toplumda saygınlığı olan, özel hayatında sevilen sayılan, kariyer hayatında hep önü açık olan bir birey yapar….

 Konuşma esnasında  aynı kişi kesintisiz konuşmamalı ,diğer kişilerede söz hakkı tanınmalıdır.