Autumn 2021
Autumn 2021
Pont Des Art Köprüsü Paris’in en önemli simgelerinden bir diğeri de Aşk Köprüsü. Şehri iki yakasını birbirine bağlayan bir çok köprü var ancak bunlardan en bilineni Pont Des Art Köprüsü. Aşkını sembolik olarak ölümsüzleştirmek isteyen aşıklar köprünün parmaklıklarına kilidi takıp anahtarı nehre atıyor. Şehirde bilinen bir çok gökdelen niteliğinde yüksek bina var ancak bunlardan en meşhuru Tour Montparnasse..bina 58 katlı, buradan kahve eşliğinde 360 dereceden şehri izleyebilirsiniz.. Firsat buldukça evimizdeki arşivden ve gezip gördüyüm yeni şehirler hakkında http://perastyleuk.com/ da görsel ve bilgi paylaşımları yapacağım. 2022’nin dünyaya, insanlığa ve tüm canlılara yeni umut olması dileğiyle..
-Seine Nehri Işıklar Şehri’ni Seine Nehrinde Eyfel Kulesinin ardından batan güneş eşliğinde izlemekten daha güzel ne olabilir ki! Eyfel Kulesinin hemen karşısındaki sokaktan hareket eden ve yaklaşık 1 saat süreyle nehirde bir gece turu sunan Bateaux Parisien, nehir boyunca aralarında Notre Dame Katedralinin de bulunduğu birçok yeri gezip tekrar Eyfel Kulesinin bulunduğu yere geri dönüyor.
Marais ise eskiden kraliyetin yerleşim alanıymış. Şimdi ise Yahudi cemaatleri, butikler, barlar, Asya lokantaları, Le Marché des Enfants Rouge pazarı, gece hayatı, galeriler burada. Quartier Opéra, bankacılar, borsacılar, gazeteciler, Fransız gazetesi Le Monde’un binası, Passage de Princesse içerisindeki Fauchon ve Hédiard restoranları burada. Quartier Latin, sinemalar, caz kulüpleri, 1968 ayaklanmasının ilk tanığı olan sokaklar; akademisyenler ve öğrenciler Latin Mahallesi’ni mesken edinmişler..
Paris, 20 ayrı bölgeye ayrılmış durumda.
Saint-Germain-des-Pres , edebiyat bir hayat biçimi diyenler, eski zamanların kahve hayatını özleyenler, politik tartışmalara girmek isteyenleri göreceksiniz sokaklarda. Bir de tabii ki öğrencileri. Belleville, son üç-dört yılda getto halinden çıkıp da 30’lu yaşlarında kendine yeni hayat kuranların mekanı oldu Belleville. Özellikle sokak sanatları ve sanatçılarıyla ünlü. Montparnasse, birçok mimar, reklamcı, heykeltıraş atölyelerini buraya taşıdığından beri bölge bir mıknatısa dönüştü. Montmartre / Pigalle, revüler, kabareler, Moulin Rouge, küçük meydanlara açılan dolambaçlı yollar, baget ekmeği kokusu ve elbette sokaklarda sanat yapan insanlar. Paris’de Gezilecek Yerler Paris’i yürüyerek keşfedin. En güzeli tarihi sokakların arasından yürüyerek, dokuya ve tarihe yakın olarak şehri ve güzelliklerini keşfetmek. Efsane şehir Paris de görmeniz gereken bir çok mekan ve eser var. Bunlardan bazıları şöyle; - Eyfel Kulesi Eyfel Kulesi, ilk açıldığında Parisliler tarafından sevimsiz bulunmuş olsa da günümüzde öyle değil. 1889 yılında yapılan bu demir ikon Fransız Devrimi’nin 100. yıl kutlamaları çerçevesinde düzenlenen Paris fuarının giriş kapısı olarak inşa edildi ve o zamandan beri Paris’in sembolü haline geldi. Yapımı tamamlandığında 320 metrelik uzunluğu ile dünyanın en uzun binasıydı. Adını mimarı olan Gustave Eiffel’den alan ve 7,900 ton ağırlığında devasa yapı yılda 6 milyondan fazla ziyaretçi ağırlıyor. Biletleri hemen kulenin altından alabiliyorsunuz. En üst noktadan bakınca manzara gerçekten nefes kesici güzellikte. Seine Nehri kıyısında, Parislilerin çimlerinde oturup şaraplarını yudumladıkları, halka açık yeşil alanı olan Champ de Mars üzerinde yer alan kule, dünya üzerinde ki en fazla gelir getiren eser niteliğinde. -Louvre Müzesi Louvre Müzesi (le Musée du Louvre), halen dünyanın en önemli ve rakipsiz müzelerinden biri. İnsanlık tarihine ışık tutan uygarlık örneklerinin tanınması bakımından oldukça önemli olan Louvre’da arkeoloji, mimari ve tarihi sergiler de yer alıyor. Eskiden kraliyet sarayı olarak kullanılan bina şimdilerde dünyanın en büyük müzesi. 1989’de ise sarayın bahçesine cam piramitin eklenmesiyle bambaşka bir atmosfere büründü. 1793’te ilk olarak halka açılan Louvre Müzesi, Avrupa’nın en iyi resim ve heykellerinin yanı sıra Asya, Mısır, Yunanistan ve Roma’dan paha biçilemeyen eserleri de sergiliyor. Dünyanın en çok ziyaret edilen bu sanat müzesi içerisinde 35 bin parça sanat eseri 8 farklı kategori altında sergileniyor. Müzenin en popüler eseri olan Da Vinci’nin Mona Lisa’sını görmek için uzunca bir sıra bekleseniz de gördüğünüzde çektiğiniz çileye değdiğini anlıyorsunuz. Tek başına duvarda asılı ve kurşun geçirmez bir cam ile korunuyor. Louvre Müzesi’nin en ünlü diğer bir eseri ise Milo Venüsü. Notre Dame Katedrali Notre Dame Katedrali (Cathédrale Notre Dame de Paris) ne Fransız Gotik sanatının en ünlü eseri diyebiliriz. Meryem Anaya ithafen, 1163’te temeli atılan katedralin tamamlanması 170 yıl sürmüş. Heykellerle süslü, gotik mimarinin şaheseri Paris’in sembolleri arasında yer alıyor. Dame Gallo-Roman tapınağından Hıristiyan kilisesine, daha sonra da Roma mimarisini temsil eden bir kiliseye dönüştürülen Notre Dame Katedrali, en son olarak 1163’te VII. Louise’nin saltanatı sırasında Fransız Gotik tarzında yeniden inşa edilmeye başlanmış. Fransız İhtilalinden sonra neredeyse harabe haline gelen Notre-Dam’ı tekrar eski görkemine kavuşturmak için Viktor Hugo en büyük eseri olan Notre-Damın kamburunu yazar. Bu da katedralin tekrar ilgi odağı olmasına büyük katkı sağlar. 15 Nisan 2019’da çıkan yangınla çatısının büyük bölümü tahrip olan katedral, dünyanın dört bir yanından toplanan bağışlarla kapsamlı bir restorasyon sürecine girdi. Katedralin içini görmek için uzun kuyruklarda sıra beklemek istemeyenler için ise Seine Nehri boyunca yürüyüp, Notre Dame Katedrali’nin büyüleyici dış cephesini uzaktan gözlemlemek iyi bir alternatif. Sainte Chapelle Kilisesi Notre Dame Katedralinin hemen yanında Gotik bir yapı olarak bilinen ve kutsal bir kilise olan St. Chapelle bulunuyor. Adını mimarından alan ve 1242’de inşa edilmeye başlanarak 1247’de tamamlanana Sainte Chapelle, Fransız devrimi ve savaş zamanında zarar görse de restorasyonlarla hiçbir değişikliğe uğramadan günümüze dek ulaşan ve sahip olduğu eski havasını yitirmemiş bir yapı. Paris’in Gotik başyapıtlarından biri olan kilise, gül pencereleri adı verilen ve İncil’den sahnelerin işlendiği vitraylarıyla ünlü. Orsay Müzesi Orsay Müzesi (Musée d’Orsay) ise bir sanat müzesi olarak, çok önemli eserleri yer aldığı Paris’in en değerli müzesi. Eski bir tren garı olan binasında, çoğunlukla Fransız sanatına ait resim, heykel, mobilya ve fotoğrafların bulunduğu müze, daha çok içlerinde Monet, Degas, Renoir, Cezanne, Gauguin, Van Gogh gibi pek çok sanatçının birbirinden değerli eserlerinin bulunduğu geniş izlenimci koleksiyonu ile tanınıyor. Versay Sarayı Saraylar ve köşkler topluluğundan oluşan ve Avrupa’nın en büyük sarayı olan Versay Sarayı (Château de Versailles), Fransa’nın politik merkezi olarak kraliyet döneminin tüm özelliklerini yansıtıyor. Fransa tarihi boyunca önemli rol oynamış ve bir Paris gezisi listesine dâhil edilmesi gereken önemli noktalardan biri. Montmartre Montmartre, Paris’in kuzeyinde yaklaşık 130 metre yükseklikte bir tepede yer alıyor. Paris’te sanat akımlarının başladığı, eski Paris’in bohem hayatı yaşayanların tercih ettiği semt şahane bir tarihi dokuya sahip. Vincent Van Gogh, Pablo Picasso ve Salvador Dali gibi birçok sanatçının burada çalışma mekanları bulunuyordu. Sacre Coeur Bazilikası Montmartre tepesine kurulmuş olan Roma-Bizans dönemi kilisesi olan Sacré Coeur konumu itibariyle Paris’i adeta egemenliği altına almaktadır. Kilise, 1870’te Prusyalıların Paris’i ele geçirmeleri ve iç savaşın başkenti kana bulamasının ardından İsa’nın kutsal kalbi anısına yaptırılmış. . - Arc de Triomphe Arc de Triomphe, Şanzelize’nin sonunda yer alan bir zafer anıtı. Dev anıtın planlaması bizzat Napolyon’un kendisi tarafından ordularının zaferi adına yapılmış. İnşası 1836’da tamamlanan anıtın üzerinde ve içinde bu başarıları kazanan generallerin isimleri yazıyor. 164 fit uzunluğundaki anıtta II. Dünya savaşında hayatını kaybeden ve ismi bilinmeyen bir Fransız askerinin lahdi de bulunuyor. - Opera Garnier İki bin iki yüz kişilik izleyici kapasitesiyle 1875’ten bu yana sanat etkinliklerinin sürdürüldüğü Opera Garnier, Neo-Barok stilinin başyapıtları arasında gösteriliyor. Ünlü bestecilerin büstleri, cumbalı koridorları ve iç süslemeleriyle opera, Paris’in en ihtişamlı yapılarından biri. Şaşalı iç tasarımı nefes kesici güzellikte. - Place de la Concorde Concerde Meydanı (Place de la Concorde), Paris’in en büyük meydanlarından biri. Fransız devriminde burada bulunan Louis heykeli kaldırılmış ve yerine giyotinler getirilerek birçok ünlünün ölümü burada gerçekleştirilmiş. Fransız İhtilali’nin simge noktalarından olan Place de la Concorde’un ortasındaki obelisk ise Kavalalı Mehmet Ali Paşa tarafından dönemin Fransa kralı Louis Philiph’e hediye edilmiş. ve geçmişte çok sayıda idam ve kanlı olayın da yaşandığı meydan, Champs-Élysées’nin doğusunda yer alıyor. - Disneyland Şehir merkezine 32 kilometre uzaklıkta yer alan dev eğlence parkı, korku tünelleri, film gösterileri, animasyonlar, havai fişek gösterileri gibi birçok aktivitenin masal kahramanlarıyla bir araya gelerek farklı bir deneyim yaşatıyor. Her yaşa hitap eden Disneyland Paris, haftanın 7 günü 10.00-20.00 saatleri arasında ziyaret edilebiliyor.